Zeytin meyvesi zeytin ağacında yetişir. Zeytinin 5000 sene önce Suriye ve Girit'te yetiştirilmeye başladığını sanıyoruz. Zeytin ağaçlarının mahsulü seneden seneye oldukça farklılık gösterir. Mayısta çiçek açan zeytin meyvesi en erken Ekim ortası gibi toplanmaya hazır olur. Bu toplanan zeytinler erken hasat zeytinlerdir. Tam olgun zeytin ise Aralık Ocak aylarında toplanır.

Milattan önce 400 senesinde Hipokrat altmıştan fazla ilaç karışımında zeytinyağı kullanıyordu. Romalılar ve Mısırlılar da zeytinyağını çeşitli otlarla karıştırarak ilaç üretiyorlardı. Yunanlı tarihçi ve şair Homer meşhur eseri Odyssey'de zeytinyağından altın sıvı diye sözetmektedir. Eski medeniyetler sadece yaşam değil yaşam sonrası için de ölülerin vücutlarını da zeytinyağı ile yıkayarak defnetmekteydiler. Yüzyıllar boyu zeytinyağı altın yağ olarak adlandırılmış, kraliyet sofralarının ve şifacıların vazgeçilmez yağı olmuştur. Bugün içeriğindeki E vitamini, phenol, phytuestrogen, carotenoid, clorofil gibi içerikleri ile zeytinyağının doğanın bize verdiği en faydalı ürünlerden biri olduğunu biliyoruz. Günümüz araştırmaları içeriğindeki yüksek polifenol oranı ile naturel sızma zeytinyağının bir çok faydası olduğunu ortaya koymuştur. Bunları kısaca özetlersek:

-Zeytinyağı tüketimi kalp hastalıkları ve kanser riskini azaltır
-Bağışıklık sistemini güçlendirir
-İçeriğindeki phenol ve oleik asit kanser önleyicidir.
-Diyabate yakalanma riskini düşürür
-Yağlanma ve obizeteye karşı savaşır
-Yaşlanma prosesisini yavaşlatır
-Ortalama yaşam süresini uzatır

Zeytinyağı tüketimi ile ilgili yapılan klinik araştırmalarda zeytinyağı tüketiminin plazma trigliseritleri azaltarak, düşük yoğunluktaki lipoprotein kolestrolünü(kötü kolesterol) düşürerek, platelet aktivasyonu, enflammasyonu ve oksidatif hasarı azaltarak ve yüksek yoğunluktaki lipoprotein kolestrolünü (iyi kolesterol) artırarak kardiovasküler risk faktörlerini (kalp krizi gibi) düşürdüğü kanıtlanmıştır. Aynı zamanda araştırmalar zeytinyağı tüketiminin göğüs, akciğer, kolon, deri ve rahim kanserine karşı koruyucu rolü olduğunu ortaya çıkarmıştır. Zeytinyağının içindeki fenolik bileşenler serbest radikalleri önleyerek DNA'ya oksidatif zarar gelmesini önler. (kaynak: http://www.betterhealth.vic.gov.au/bhcv2/bhcarticles.nsf/pages/Olive_oil)

Zeytinyağı içeriğinde esansiyel yağ asitleri barındırır. Bunlar oleik asit, linoleik asit, linolenik asittir. Bu doymamış yağlar vücudumuz için çok faydalıdır. Zeytinyağı ayrıca Omega 3 ve Omega 6 yağlarını barındırmaktadır. Zeytinyağının içeriğindeki en önemli maddelerden biri de çok etkili bir antioksidan olan polifenoldur. Doğal antioksidanların güneş yanıklarını iyileştirmesinden, kolesterolü ve tansiyonu düşürmesine kadar bir çok faydası vardır. Zeytinyağı aynı zamanda kalsiyum, demir, potasyum ve K vitamini içermektedir.Bunun dışında karotenoid, klorofil, hidrokarbonlar ve phytoestrojenler gibi bileşenler içerir.

-Zeytinyağı tansiyonu düşürerek, kanı incelterek ve iyi kolesterolü artırıp kötü kolesterolü düşürerek kalp hastalıklarına karşı korur.
-Başka aromaterapik yağlar ile karıştırıldığında (bkz kantaron yağı) haricen kullanıldığında artrit ve romatizmaya iyi gelir. Ayrıca doğal bir antienflamatuar olduğu için içildiğinde de yine artrit ve romatizmaya karşı savaşır.
-Şeker hastası olma ihtimalini kandaki şeker ve trigliserid (yağ) oranını düşürdüğü için önemli ölçüde azaltır.
-Yaralara içeriğindeki oleocanthal sayesinde enflamasyonu azalttığı için iyi gelir. Ayrıca oleocanthal sayesinde ağrı düşürücü etki gösterir.
-Beyinde enflamasyonu ve oksidasyonu önlediği için Alzheimer'a yakalanma riskini düşürürür.
-Kemik kaybı ve osteoporoza karşı çok etkilidir. Zeytinyağının içindeki ana polifenol olan oleuropein sayesinde enflamasyonu azaltarak kemik kütle kaybını önler.